Barok müzisyen Monteverdi ile Barok ressam Caravagio’nun birlikte bir performans konusu olarak seçilmesi büyük bir cesaret. La Venexıana müzik topluluğu tarafından icra edilen Monteverdi müziği ve Teatri 35 tarafından Caravaggio’nun resimlerini canlandırma olarak icra edilen müşterek performansın bitiminde alkışlar 10 dakika devam ediyor. Resim canlandırmanın alkışlarla bis yapılması konusu olması da ilginç oldu. Monteverdi’nin eseri çalarken sanatçılar sahnedeki kırmızı, siyah, beyaz ve gri kumaşları kullanarak Caravagio’nun 11 tablosunu canlandırdılar. 2024 yılında Serdar Keskin’in tek kişilik tiyatro oyunu muhteşem kategorisine girmişti. Bu sene ise Teatri 35 topluluğunun Caravaggio’nun tablolarını canlandırma performansını aynı ödüle layık görüyorum.
Her tablonun her seferinde yeniden canlandırılırken
kumaşların ve kıyafetlerin karıştırılmaması arkadaki emeğin, çalışmanın
yoğunluğunu gösteriyor. Bravo sanatçılara.
Dinleti-gösteriden önce Aydın Büke ve Serap
Yüzgüller ile “Barok Dönemin İki Büyük Ustası: Caravaggıo ve Monteverdi” şöyleşisisini izliyoruz. Monteverdi de
müzik alanında devrimci işlere imza atmış. Din dışı müzik öncülerinden. Sözün
müzik içindeki önemini artırmış, ona daha fazla yer vermiş. Yine de müziği bana
yakın gelmiyor. Müziği bir belgesel kıvamında dinliyorum. Oysa Caravaggio
farklı. Onun resimdeki devrimi katman katman. Akademik resme muhalif kimliği,
dinsel figürleri insanileştirmesi ve ışık-gölge konusunda resimde birçok
devrime imza atıyor. Aynı zamanda yeraltının çocuğu olarak da kendine sunulan
varsıl imkanlarını önemsemeyerek halkın içinde yaşamayı seçmesiyle de etik
olarak da devrimci bir tavır sergiliyor.

Caravaggio’nun resmi söylenceye aykırı. O dini ikonları, yoksul ve çaresiz insanların ve kendi acılarını, kendi yaptığı kötülükleri, gerçek dünyayı sergilemek için kullanıyor. Onların sözcüsü… Teklif edilen Saraylar yerine tercih ettiği yeraltı dünyasının hırçın çocuğu… Her zaman muhalif her zaman devrimci.
Yonttuğu heykellerde ölümsüzleri ölümlü hale getirerek unutulmaz kılan Michelangelo’nun gerçek mirasçısı hatta resimde onu aşan; kısa hayatına 60 civarında tablo sığdıran, Barok ressam, ışığın ve gölgenin, dramatik ifadenin ilk üstadı kural tanımaz-aykırı Caravaggio önünde, her devrimcinin önünde yaptığım gibi saygıyla eğiliyorum. Teatri 35 önünde de…
Etkinlik Tanıtma Broşüründen
Barok dönemi deyim yerindeyse “başlatan” iki sanatçıya adanmış bu teatral konserde Caravaggio’nun tabloları Monteverdi’nin müziği eşliğinde canlanıyor. Teatri 35 oyuncuları ünlü resimleri hayranlık uyandıran bir sadakatle yeniden yaratırken La Venexiana’nın icrası koreografiyle bütünleşiyor.
Aydınlanma Dönemi’nde aristokratik çevrelerde bir salon oyunu olarak başlayan ve 1830’larda Avrupa’dan Amerika’ya popülerlik kazanan tableaux vivant (yaşayan tablolar) tiyatro ile resim, performans ile hareketsizlik, tarih ile canlı mevcudiyet arasında kendine has bir sanat formu hâline geldi. 19. yüzyılda Julia Margaret Cameron resmin prensiplerini fotoğraf estetiğine uyarlıyordu; 20. yüzyılın ilk yarısında Marcel Duchamp, Man Ray, Karl Valentin gibi sanatçılar klasik başyapıtlara karşı başlattıkları saldırıda yaşayan tabloları kullanıyordu. 1960’larda sanatla günlük hayatın çelişkisini anlatmada ve feminist sanatta bedenselliğin sahnelenmesinde bir araca dönüştü ve nihayet 1980’lerden itibaren postmodernizmle birlikte sayısız sanatçının çok yönlü pratiğinde yer etti.
18 yıldır deneysel tiyatro yapan Teatri 35, özellikle teknik ve estetik mükemmelliğe ulaştırdığı yaşayan tablolar ile tanınıyor. 2011’den bu yana performanslarını Bruno Bartoletti Filarmoni, Scarlatti Nuova Orkestrası, Milan Oda Orkestrası ve La Venexiana gibi topluluklar ile canlı müzik eşliğinde gerçekleştiriyor. Avrupa ve ötesine turnelere çıkan, Ravello Festivali, Yunanistan Ulusal Operası Dini Müzik Festivali, Roma Barok Festivali gibi etkinliklere konuk olan Napoli merkezli topluluk, Troia Tiyatro Festivali’nin de sanat direktörlüğünü yürütüyor.
Çalışmalarını halen şef Gabriele Palomba yönetiminde sürdüren La Venexiana, İtalyan geç Rönesansı ile Barok vokal ve çalgı müziğinin en iyi yorumcuları arasında kabul ediliyor. Sözlerin hakkını veren renkli icraları, en küçük ayrıntıya bile incelikle yaklaşımları, homojen tonları ve sıcak, tam anlamıyla Akdenizli stilleri tüm dünyada övgüler topluyor. Monteverdi’nin doğumunun 450. yılı onuruna Schwetzingen Festivali’nde ve Avrupa genelinde konserler ve opera prodüksiyonları gerçekleştiren topluluğun Orfeo operası kaydıyla Gramophone ve Choc dahil kazandığı pek çok ödül bulunuyor.
Müziğin her bir nüansının tabloların canlandırıldığı performanslarla uyumu öyle hayranlık uyandırıcı efektler yaratıyor ki sahnede sanatın sihrine şahit oluyorsunuz.
24 Haziran Salı 20:00, Cemal Reşit Rey Konser Salonu
Canlandırılan Tabloları incelemek için bkz.: https://muzik.iksv.org/tr/elliucuncu-istanbul-muzik-festivali-2025/caravaggio-monteverdi