Yapay Zeka ve Avukatlık: 30 Nisan’da Apaçık Radyo’da Hukuk Güvenliği Programı’nın misafiriydim. Sürenin elverdiği oranda 4. Sanayi Devrimi’nin merkezi teknolojisi olan yapay zekanın yargı ve avukatlık alanında gerçekleştirmeye başladığı dönüşümü, geleceği anlattım.
Yapay zeka ya da herhangi bir teknolojinin tarafsız bilimsel bir bulgu gibi gösterilmesi, kendiliğinden insanlığın iyiliğine çalışacağı iddiası safsatadır, ideolojik propagandadır. Tam tersine mevcut haliyle eşitsizlikleri derinleştirir.
Yapay zekayı çalıştıran, derin öğrenmeyi yöneten akıllı algoritmaların kendileri ideolojik politik araçlardır. Yapanın, işin ideolojisini temsil eder. Verilerin seçilmesi, filtrelenmesi de ikinci ideolojik katmanı teşkil eder. Bu nedenle adaletle, hukukla ilgili tüm akıllı algoritmalar başta insan hakları hukukunun temsilcisi barolar, hukuk kurumları olmak üzere tüm toplumsal kuruluşlar tarafından kontrol edilmelidir, hukuk alanında akıllı algoritmaların oluşturulması her düzeyde demokratikleştirilmelidir.
Yapay zeka yargı ve avukatlık alanında da yıkıcı ve yapıcı değişiklikleri beraberinde getirmektedir. Kısaca sanal avukat, sanal yargıç olmaz. Çünkü yargılama faaliyeti savcı, avukat (sanık–mağdur) ve yargıcın yüz yüze gerçekleştirdiği kollektif insani bir faaliyettir. Adalet teknik bir konu değil, siyasi mücadele üzerinde şekillenen toplumsal bir faaliyettir.