Roman / Gezi / Hukuk

Aşkın Yedi Menzili 2. Baskı

İsterseniz Selçuki, Farsi, Rumi; isterseniz Ermeni, Sami, İbrani topraklardan hatta hakikatin bağrından kopup gelen, sevdiği kadını arayan bir âşık deyin; isterseniz alın elinize kalbimi, işitin sizin için atan nağmeleri. Ben ki nurunu Allah’tan, sabrını imandan almışım; ömrümü “hâl ve kâl” arasında geçirmişim, nice pir, rind, kalender tanımışım, yolları seccadem bilmişim de gelip size “câmı ceminizden mey verin bana,” demişim. Sultanım siz de bakın bakalım, içtiğiniz su, yediğiniz ekmek kadar gerçek miyim, yoksa sizin için deli divane miyim?

13. yüzyılda, Diyarı Rum’da Tebrizli Arif’in, Taşbek Baba’nın, Porine’nin, Mahperi Sultan’ın iç içe geçen yolculuğu… Başka türlü Müslümanlarla, ruhban sınıfını kabullenmeyen Hıristiyanların yol arkadaşlığı… İsa’nın çocukları, Ali’nin çocukları için yas tutuyor, mumlar yakıyor…

Aşkın Yedi Menzili, ezber bozanların hikâyesi… Aşkın ve adaletin romanı…

Haluk İnanıcı, çitlembik ağacının gölgesinde gördüğü düşleri anlatıyor… Fısıltıları dillendiriyor…

Aşkın Yedi Menzili’nin bir bölümünü okumak için lütfen tıklayınız.

BELÇİKA’YI FARKLI GEZMEK

Belçika güneyin Roma ve Floransa’sı gibi kuzeyin Rönesans merkezi olarak fikir ve sanat özgürlüğünün merkezi haline gelmesiyle ön plana çıkan bir bölge. Jan van Eyck, Bosch, Bruegel, Rubens, Rembrandt, Veermer gibi ressamları; Erasmus, Spinoza, Leibniz gibi büyük düşünürleri yetiştiren bu topraklar düşünceleri yüzünden yerel iktidarlarla çatışan birçok muhalife de kucak açmıştı. Haluk İnanıcı şehir sokaklarında dolaşırken Voltaire, Hugo, Baudelaire, Marx, Proudhon gibi sürgündeki fikir insanlarının, yazarların sığındığı mekanlara uğruyor; bizi Avrupa’nın iki büyük imparatorluğunun kurucuları olan Şarlman ve Şarlken’in yaşadığı yerlere götürüyor; nice şarkıcı, yazar, çizerin yürüdüğü sokakları tanıtıyor. 20. yüzyıl bilim dünyasının kutsal mekanı Solvay Enstitüsü’nün de burada olmasının rastlantı olmadığını anlatıyor okura.

Belçika’yı Farklı Gezmek, adının hakkını tam manasıyla veren, bir geziyi aynı zamanda kültür ve tarih yolculuğuna dönüştüren, okuru kendi merak labirentine çeken özel bir kitap.

 “İstedim ki, Brüksel, Bruge, Gent, Anvers sokaklarında dolaşırken, müzelerde zaman geçirirken, parklarında otururken, heykellerine bakarken, müziklerini dinlerken, kanallarında gezerken, yemeklerini tadarken hissettiğim; tarihin derinliklerinden beslenen duygular, imgeler, heyecanlar satırlar arasından okura aksın ve onları da etkisi altına alsın.”

ATİNA’YI FARKLI GEZMEK

Atina, tarihi binlerce yıl önceye uzanan Mısır, Mezopotamya, Anadolu, Girit kültürlerinin sentezi olarak karşımıza çıkan antik şehirlerin en önemlilerinden. Politik, edebi kavramların ilk defa şekillenmeye başladığı, felsefi ve bilimsel kavramların ilk defa sistematik bütünlüğe kavuştuğu önemli bir kültür merkezi. Haluk İnanıcı böylesi önemli bir şehri gezerken aynı zamanda agoraların, stoaların sütunları arasında cereyan eden tartışmaları, dönemin yaşantısını canlandırıyor bizlere. Şehrin insanlığa armağan ettiği Isonomia (yasa önünde eşitlik), demokrasi tartışmalarının uçuştuğu Eski Agorada, Ekklesia’da dolaştırıyor; bilinen ne kadar antik tiyatro oyunu varsa ilk kez sahnelendiği Dionisos Tiyatrosu sıralarına oturtarak şölenin, oyunun içine sokuyor okuru, hayaller kurduruyor. Yemeğinden müziğine kadar tarihin derinliklerinden gelen damak ve dimağ zevkini de ihmal etmiyor.

Atina’yı Farklı Gezmek, adının hakkını tam manasıyla veren, bir geziyi aynı zamanda kültür ve tarih yolculuğuna dönüştüren, okuru kendi merak labirentine çeken özel bir kitap.

 “Hâsılı, bu Atina gezi-kültür rehberini yazarken istedim ki; yemeğiyle, tarihi yapılarıyla, sanatçılarıyla, müziğiyle binlerce yılda ortaya çıkan bu ince kültür, gözlerimin ışığı ve duyu organları aracılığıyla okurun beynine aksın, onun merakını çeksin ve gezisine eşlik ederek ona bir farklılık yaşatsın; okura kendi güzergâhlarını ve gezisini oluşturmak için imkan sunsun.”

1 2 4